Ne de olsa adam ‘canlı bomba’. Her yazdığı olay oluyor.Zuhal Olcay’ın Haluk Bilginer’den dayak yediğinden tutun da Şehrazat’ın Özcan Deniz’le yaşadığı aşka kadar pek çok şeyi, Erol Köse’nin twitter’a döşediği yazılardan öğrendik. Bu adamdan korkulur mu?
Evet, açığı olan korkar. Yazıya başlamadan önce twitter’daki Erol Köse takipçilerine bakmak istedim: Şu anda 30 bine ulaşmış. Bu yazı basılana kadar 50 bini bulursa şaşırmayacağım.
Epeydir ortada yoktunuz. Müziği bıraktığınızı sandık.
Hastane, sağlık yatırımları, biraz da sektördeki bu çöküş nedeniyle müziğe ara vermiştim. Gelen talep üzerine döndüm. Tekrar müzik şirketime transferler yapmaya başladım. Şu anda iki albüm çıktı; biri Ebru Yaşar, diğeri Zeynep Dizdar. Bir de şu anda üzerinde çalıştığım,Londra’dan gelen rapçi bir arkadaşımız var.
Twitter’da yazdıklarınızla gündemdesiniz. Bunca yıl sustunuz... Neden şimdi konuşma ihtiyacı duydunuz?
Bu zaman kadar ne facebook, ne twitter hesabım oldu. Facebook’ta benim adıma açılmış 17 sahte hesap var. Adımı kullanarak insanları dolandırdılar. Benim adımı kullanan şebekeler bile çıkmış. Bu yüzden facebook’a girmeyi hiç düşünmedim. Twitter’a girme nedenim farklı. Baktım da herkes “Yok dip boyam geldi, çok çişim geldi, yok ağda yaptırdım, tırnağım kırıldı” gibi abuk sabuk şeyler yazıyor... Saçmasapan bir yer. “Girsem ne yazacağım ki?” dedim. Sonra sayfa açtım, bari yeni klipleri yüklerim diye. Şirkethaberlerini verecektim. Ama girer girmez bir sevgi seli!.. Sanırsın yıllardır özledikleri bir arkadaşları gelmiş. Benim iki şapkam var: Biri doktor prodüktor, diğeri de daha önce ‘uçankuş’ adlı internet sitesinde yazdığım yazılar... Ben unutmuştum ama milletin aklında kalmış. Herkes “Sen büyükmagazin yorumcususun. O ne, şu ne, bu ne?” diye sormaya başladı.