Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Van Şubesince düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, "Kişilik haklarına saldırıda bulunduğu" iddiasıyla, Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu hakkında, 50 bin TL’lik manevi tazminat davası açtı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Kılıç’ın avukatları Ali Özkaya ve
Hayrettin Küçüksoy tarafından açılan davanın dilekçesinde, Kanadoğlu’nun, ADD Van Şubesi tarafından, Van Kültür Merkezi’nde düzenlenen, "Türkiye’de Hukuk Devleti, Bugünü ve Yarını" konulu konferansa konuşmacı olarak katıldığı anımsatıldı.
Dilekçede, Kanadoğlu’nun, konuşmasında, Anayasa değişikliği teklifi
hakkındaki bir kısım görüşlerini beyan ettikten sonra teklifle getirilmek istenen
yeni Anayasa Mahkemesi’nin yapısını eleştirdiği, akabinde konuyu hiç gereği ve
ilgisi de yokken Kılıç’a getirerek, "...Şimdiki Anayasa Mahkemesi’nde bir tek
hukukçu olmayan üye var. O da başkan. Yeni değişiklikle şartlar oluşursa 13
hukukçu olmayan kişi mahkemeye üye olabilir. Biz bir ’keçi’ ile baş edemiyorduk.
Şimdi 13 tane hukuk dışı Anayasa Mahkemesi üyesi ile karşı karşıya kalacağız"
dediği öne sürüldü.
Sabih Kanadoğlu hakkında, söz konusu konuşma nedeniyle, Van Cumhuriyet
Başsavcılığına bulunulan suç duyurusu üzerine dava açıldığı ve yargılamanın Van
1. Sulh Ceza Mahkemesi’nde devam ettiği anımsatılan dilekçede, "Yüksek
Yargıtay’ımızın eski bir üyesi, Daire Başkanı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
olan davalının, ’Hukuk Devleti’ konulu bir konferans sırasında ’Hukuk Devleti’
için en kutsal olan ’bireyin’ ve özellikle bir Yüksek Mahkeme Başkanının ’onur,
şeref ve saygınlığına saldırması, onu bir hayvana benzetmesi’ TCK kapsamında
açıkça suç oluşturduğu kadar hukuki sorumluluğunu da getirmektedir" denildi.
"Sabih Kanadoğlu’nun, Haşim Kılıç’a karşı uzun süredir hasmane tutum ve
davranışlarda bulunduğu, sık sık basına yaptığı açıklamalarda ve çeşitli
platformlardaki konuşmalarında, Kılıç’ın kişilik haklarını ihlal edici beyanlarda
bulunduğu" ileri sürülen dilekçede, Kılıç’ın ise çok mecbur kalmadıkça ve
eleştiri sınırları ağır bir şekilde aşılmadıkça yasal haklarını özellikle
kullanmadığı ifade edildi.
Dava dilekçesinde, "Davalı, açıklamanın basına yansıması üzerine ’Ben
böyle bir söz söylemedim’ diyerek, yaptığı hakareti anlamış ve sonuçlarının
ağırlığını görmüş olmalı ki düzeltme isteğinde bulunmuş, bu yöndeki bir kısım
açıklamaları olmuş ise de video görüntüsü ve çözümünden, görsel medyadaki
haberlerden açıkça bu suç teşkil eden beyanın/kem sözün kullanıldığı ortadadır"
görüşü savunuldu.
Dilekçede, Sabih Kanadoğlu’ndan, yasal faiziyle birlikte 50 bin TL manevi
tazminat talebinde bulunuldu.